İçeriğe geç
+90 (533) 553 38 28LinkedInGoogle AkademikInstagramGoogle işletme kaydıE-posta gönder
Prof. Dr. Can Tuygun — Ana sayfa
TREN
Prof. Dr. Can Tuygun — klinik önlüğü

Testis Koruyucu Cerrahi

Testisin tamamı alınmadan yalnızca tümörlü dokunun çıkarıldığı ameliyat; tek çalışan testisi olan ya da küçük kitlesi bulunan hastalarda uygunluk ölçütleri ve amaçları hakkında bilgilendirme.

Laparoskopik cerrahi uygulaması

(PARSİYEL ORŞİEKTOMİ)

S1- Testis koruyucu cerrahi nedir? Kimlere yapılır?

Testis koruyucu cerrahi (parsiyel orşiektomi), testiste bulunan kitlenin çıkarılırken testisin tamamının alınmaması, sadece tümörlü dokunun çıkarılıp sağlıklı testis dokusunun korunması amacıyla yapılan bir ameliyattır.

Testis kanserinde standart tedavi genellikle testisin tamamen alınmasıdır (radikal orşiektomi). Ancak bazı özel durumlarda testisin korunması mümkün olabilir. Bu sayede hastanın kendi testisi korunur ve testosteron üretimi ile üreme potansiyelinin devam etmesi hedeflenir.

Testis koruyucu cerrahinin amacı nedir?

Bu ameliyatın temel amaçları şunlardır:

  • Testisin mümkün olduğunca korunmasını sağlamak.
  • Vücudun doğal testosteron üretiminin devam etmesine yardımcı olmak.
  • Çocuk sahibi olma (üreme) potansiyelini korumaya çalışmak.
  • Testisin alınmasına bağlı psikolojik ve kozmetik etkileri azaltmak.

Ancak bu yöntem her hasta için uygun değildir. Başarılı olabilmesi için doğru hasta seçimi ve bu konuda deneyimli merkezlerde uygulanması önemlidir.

Kimlere yapılabilir?

  1. Tek çalışan testisi olan hastalar. Testis koruyucu cerrahi en sık şu hastalarda değerlendirilir:
  • Her iki testiste aynı anda tümör bulunması.
  • Daha önce bir testisi alınmış ve kalan tek testiste tümör gelişmesi.
  • Doğuştan tek testisi olan kişilerde testiste kitle saptanması.

Bu hastalarda testisin tamamen alınması durumunda vücut doğal testosteron üretemeyebilir. Bu nedenle mümkün olduğunda testisi koruyan cerrahi tercih edilmeye çalışılır.

  1. Küçük ve iyi huylu olma ihtimali yüksek kitleler

Aşağıdaki özelliklere sahip hastalarda da testis koruyucu cerrahi düşünülebilir:

  • Ultrasonda tesadüfen saptanan küçük kitleler.
  • Elle hissedilmeyen küçük testis lezyonları.
  • İyi huylu olduğu düşünülen kistler veya bazı özel tümörler.
  • Kan testlerinde tümör belirteçleri (AFP, β-hCG ve LDH) normal olan hastalar.
  • Genellikle 2 cm'den küçük ve görüntüleme özellikleri iyi huylu tümörü düşündüren kitleler.

Ameliyatın yapılabilmesi için hangi şartlar gerekir?

Testis koruyucu cerrahinin güvenli şekilde uygulanabilmesi için genellikle şu özellikler aranır:

  • Kitlenin küçük olması (çoğunlukla 2 cm'den küçük olması tercih edilir).
  • Tümör çıkarıldıktan sonra testiste yeterli miktarda sağlıklı dokunun kalacak olması.
  • Hastanın testosteron düzeyinin normal olması.
  • Kanserin testis dışına yayılmadığının görüntüleme yöntemleriyle gösterilmiş olması.
  • Ameliyat sırasında çıkarılan kitlenin hızlı patolojik incelemesinin (frozen section analiz, FSA) yapılabilmesi. Bu inceleme sayesinde kitlenin iyi huylu mu kötü huylu mu olduğu ameliyat sırasında değerlendirilerek en doğru cerrahi karar verilir.

Ameliyattan sonra radyoterapi gerekir mi?

Bazı kötü huylu testis tümörlerinde, kalan testis dokusunda mikroskobik düzeyde kanser öncüsü hücreler (GCNIS/TIN) bulunabilir.

Bu durumda bazı hastalara nüks riskini azaltmak amacıyla düşük doz radyoterapi önerilebilir.

Ancak radyoterapi her hastaya uygulanmaz. Karar verilirken;

  • Hastanın yaşı,
  • Çocuk sahibi olma isteği,
  • Tümörün tipi,
  • Kalan testisin durumu
  • ve takip planı birlikte değerlendirilir.

Özetle. Testis koruyucu cerrahi, uygun hastalarda testisin tamamını almak yerine yalnızca tümörlü kısmın çıkarıldığı bir ameliyattır. Amaç; testisi, testosteron üretimini ve mümkünse üreme yeteneğini korumaktır. Ancak bu yöntem her hasta için uygun değildir. Özellikle tek testisi olan kişilerde veya küçük ve iyi huylu olma ihtimali yüksek kitlelerde değerlendirilen, dikkatli hasta seçimi ve deneyimli cerrahi ekip gerektiren bir tedavi yöntemidir. Düzenli takip ise tedavinin en önemli parçalarından biridir.


S2- Testis koruyucu cerrahi güvenli bir ameliyat mıdır? Olası riskleri nelerdir?

Evet. Testis koruyucu cerrahi (parsiyel orşiektomi), doğru hasta seçildiğinde ve bu konuda deneyimli merkezlerde uygulandığında güvenli ve başarılı bir ameliyat yöntemidir. Amaç, kanseri güvenli şekilde tedavi ederken testisin mümkün olduğunca korunması, testosteron üretiminin devam etmesi ve üreme potansiyelinin korunmasıdır.

Bununla birlikte, her cerrahi işlem gibi testis koruyucu cerrahinin de bazı riskleri vardır. Bu riskler hastanın tümör özelliklerine, ameliyatın kapsamına ve ameliyat sonrası tedavi gerekip gerekmediğine göre değişebilir.

Testis koruyucu cerrahi ne kadar güvenlidir?

Yapılan bilimsel çalışmalarda, uygun hastalarda uygulandığında bu ameliyatın oldukça başarılı olduğu gösterilmiştir.

  • Kanser kontrolü açısından sonuçları oldukça iyidir.
  • Ameliyat edilen hastaların büyük çoğunluğunda (yaklaşık %85-90) testosteron üretimi korunur ve hormon tedavisine ihtiyaç duyulmaz.
  • Ameliyat sırasında yapılan hızlı patolojik inceleme (frozen section analiz, FSA) sayesinde kitlenin iyi veya kötü huylu olduğu büyük oranda doğru şekilde belirlenebilir. Böylece gereksiz yere testisin tamamen alınmasının önüne geçilebilir.
  • Genel komplikasyon oranı düşüktür ve çoğu hasta ameliyatı sorunsuz şekilde atlatır.

Olası riskler nelerdir?

  1. Kanserin tekrar etme (nüks) riski

Kötü huylu tümörlerde, geride kalan testis dokusunda mikroskobik kanser öncüsü hücreler (GCNIS/TIN) bulunabilir.

Bu nedenle;

  • Bazı hastalarda ameliyat sonrası düşük doz radyoterapi önerilebilir,
  • Düzenli doktor kontrolleri büyük önem taşır.

Tedavi ve takip uygun şekilde yapıldığında kanserin aynı testiste tekrar etme riski oldukça düşüktür.

  1. Testisin küçülmesi (testis atrofisi)

Ameliyat sırasında testisi besleyen damarların etkilenmesine bağlı olarak bazı hastalarda testis zamanla küçülebilir. Bu durum nadir görülür ve yaklaşık %3-5 hastada ortaya çıkabilir.

  1. Kanama ve hematom

Ameliyat sonrasında testis içinde kan birikmesi (hematom) gelişebilir.

  • Çoğu küçük hematom kendiliğinden düzelir.
  • Nadiren büyük hematom gelişirse ek tedavi veya yeniden cerrahi gerekebilir.
  1. Testosteron hormonunda azalma

Testis koruyucu cerrahinin amacı hormon üretimini korumaktır. Ancak bazı hastalarda zamanla testosteron düzeyi düşebilir. Buna bağlı olarak;

  • Halsizlik,
  • Cinsel istekte azalma,
  • Ereksiyon sorunları,
  • Kas gücünde azalma,
  • Kemik erimesi gibi şikâyetler gelişebilir.

Bu nedenle ameliyat sonrası testosteron düzeyi belirli aralıklarla kontrol edilir. Gerektiğinde hormon tedavisi başlanabilir.

  1. Üreme yeteneğinin etkilenmesi

Bu ameliyat çocuk sahibi olma şansını korumayı amaçlasa da bazı kötü huylu tümörlerde ameliyat sonrasında radyoterapi uygulanması gerekebilir.

Radyoterapi kalan sperm hücrelerine zarar verebilir ve çocuk sahibi olma ihtimalini azaltabilir.

Bu nedenle özellikle çocuk sahibi olmayı planlayan hastalarda, tedavi öncesinde sperm dondurma seçeneği doktor tarafından önerilebilir.

  1. Patoloji sonucunun değişmesi

Ameliyat sırasında yapılan hızlı patoloji incelemesi oldukça güvenilir olsa da nadiren kesin patoloji sonucu farklı çıkabilir. Bu durumda kanserin tamamen tedavi edilebilmesi için ikinci bir ameliyatla testisin tamamının alınması gerekebilir.

Ameliyattan sonra takip neden önemlidir?

Testis koruyucu cerrahi uygulanan hastalarda düzenli takip, tedavinin önemli bir parçasıdır. Takiplerde;

  • Fizik muayene,
  • Tümör belirteçleri (AFP, β-hCG ve LDH),
  • Ultrason,
  • Gerektiğinde tomografi veya diğer görüntüleme yöntemleri değerlendirilir.

Bu kontroller sayesinde olası bir nüks erken dönemde tespit edilerek tedavi edilebilir.

Özetle. Testis koruyucu cerrahi, uygun hastalarda hem kanser tedavisi hem de testisin korunması açısından güvenli ve etkili bir yöntemdir. En önemli avantajı testosteron üretimini, mümkün olduğunca üreme potansiyelini ve testisin korunmasını sağlamasıdır. Ancak kanserin tekrarlama riski, testisin küçülmesi, hormon düzeyinde azalma ve nadiren ikinci bir ameliyat gerekebilmesi gibi riskler de bulunmaktadır. Bu nedenle ameliyatın deneyimli merkezlerde yapılması ve hastaların düzenli doktor kontrollerini aksatmaması tedavinin başarısı açısından büyük önem taşır.

Not: Testis kanseri hakkında daha ayrıntılı bilgiye “İlgi Alanımızdaki Hastalıklar” başlığı altında yer alan “Ürolojik Kanserler – Testis Kanseri” bölümünden ulaşabilirsiniz.

Bunları da okuyabilirsiniz

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesi, tanı ve tedavinin yerine geçmez. Şikâyetleriniz için lütfen muayenehanemize başvurunuz.