
Mesane Kanseri
İdrarda kan görülmesi, tümörün evresi ve derecesi, kapalı ameliyat (TUR-MT), BCG tedavisi, kemoterapi ve mesanenin alınması gibi sık sorulan sorularla mesane kanseri hakkında bilgilendirme.

Mesane kanseri, idrar yollarının en sık görülen kanserlerinden biridir ve tanı, tedavi ve takip süreci boyunca hastalar ile yakınları pek çok konuda bilgi ihtiyacı duymaktadır. İdrarda kan görülmesi, tümörün evresi ve derecesi, kapalı ameliyat (TUR-MT), mesanenin alınması gerekip gerekmediği, BCG tedavisi, kemoterapi ve yaşam kalitesi gibi konular hastaların en sık merak ettiği başlıklar arasında yer almaktadır.
“İdrarda kan görülmesi mutlaka kanser anlamına gelir mi?”, “Mesane tümörü tekrarlar mı?”, “Mesanem alınmadan tedavi mümkün mü?”, “BCG tedavisi neden uygulanır?” ve “Mesane kanseri tamamen iyileşebilir mi?” gibi sorular, tanı alan hastaların en sık yönelttiği sorular arasındadır.
Günümüzde mesane kanserinin tanı ve tedavisinde önemli gelişmeler yaşanmış olup, hastalığın evresine, biyolojik özelliklerine ve hastanın genel sağlık durumuna göre kişiye özel tedavi seçenekleri uygulanabilmektedir. Bu bölümde, mesane kanseri ile ilgili hastaların en sık sordukları sorulara kısa ve anlaşılır yanıtlar verilerek, tanı, tedavi ve takip süreci hakkında genel bir bilgilendirme sunulması amaçlanmıştır. Her hastanın klinik özellikleri farklı olduğundan, en doğru değerlendirme ve tedavi planı için üroloji uzmanınızla birlikte karar verilmesi önemlidir.
S1- 46 yaşındayım ve son 10 gün içinde 1-2 defa çay renginde idrar yaptım. Bunu ciddiye almalı mıyım?
C1- Evet, çay veya kola renginde idrar görülmesi, özellikle idrarda kan olma ihtimali nedeniyle ciddiye alınmalı ve araştırılmalıdır. İdrarda kan görülmesine tıpta hematüri denir. İdrardaki kan her zaman gözle açık kırmızı renkte olmayabilir; bazen idrarın çay, kola veya pembe renkte görünmesine neden olabilir.
Bu durum mutlaka kanser olduğunuz anlamına gelmez. İdrar yolu enfeksiyonu, böbrek veya idrar yolu taşları, prostat hastalıkları, bazı böbrek hastalıkları ve kullanılan bazı ilaçlar da idrarın kanlı görünmesine neden olabilir. Ancak özellikle gözle fark edilen kanama, altında önemli bir hastalık bulunup bulunmadığından emin olmak için araştırılmalıdır.
İlk değerlendirmede doktorunuz şikâyetlerinizin ne zaman başladığını, tekrar edip etmediğini, ağrı veya yanma olup olmadığını ve sigara kullanımı gibi risk faktörlerini sorgular. Gerekli görülürse idrar tahlili ve idrar kültürü yapılır. Böbrekler ve idrar yollarını değerlendirmek için ultrasonografi veya BT ürografi gibi görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.
Mesane kaynaklı bir hastalık ihtimalini değerlendirmek için ise sistoskopi önemli bir incelemedir. Sistoskopide, idrar kanalından ince bir kamera ile girilerek mesanenin içi doğrudan görülür. Böylece mesanede taş, tümör veya kanamaya neden olabilecek başka bir sorun olup olmadığı değerlendirilebilir.
Özetle, son 10 gün içinde yalnızca 1-2 kez çay renginde idrar görmüş olmanız bile ihmal edilmemelidir. Özellikle görünür kanama söz konusuysa, şikâyet kendiliğinden geçmiş olsa bile bir üroloji uzmanına başvurmanız ve gerekli incelemeleri yaptırmanız önemlidir. Ancak bu bulgunun tek başına mesane kanseri anlamına gelmediğini de unutmayın; amaç, kanamanın nedenini erken dönemde ortaya çıkarmaktır.
S2- 49 yaşındayım ve idrar yollarından hiçbir şikâyetim olmamasına rağmen dahiliye kontrolü sırasında yapılan ultrasonografide mesanemde kitle görüldü. Şimdi ne yapmalıyım?
C2- Ultrasonografide mesanede bir kitle görülmesi önemli bir bulgudur ve herhangi bir idrar şikâyetiniz olmasa bile mutlaka araştırılmalıdır. Mesane tümörleri bazı hastalarda hiçbir belirti vermeden, başka bir nedenle yapılan ultrasonografi sırasında tesadüfen fark edilebilir.
Ultrasonografi, mesanedeki kitlenin görülmesini sağlayan önemli bir incelemedir; ancak kitlenin ne olduğunu kesin olarak belirlemek için yeterli değildir. Bu nedenle bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilmeniz ve sistoskopi yapılması gerekir. Sistoskopide idrar kanalından ince bir kamera ile girilerek mesanenin içi doğrudan görülür. Böylece kitlenin gerçekten tümör olup olmadığı, varsa kaç tane olduğu, nerede bulunduğu ve mesanenin başka bölgelerinde görülmeyen başka lezyonların bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
Mesanede tümör şüphesi varsa, sistoskopi sırasında veya planlanan aynı seansta Mesane Tümörünün Transüretral Rezeksiyonu (TUR-MT) yapılabilir. Bu, karında kesi yapılmadan idrar kanalından girilerek gerçekleştirilen kapalı bir ameliyattır. İşlem sırasında görülen tümör mümkün olduğunca tamamen çıkarılır ve çıkarılan dokular patolojik inceleme için laboratuvara gönderilir.
Bazen tümör çok büyükse, çok sayıda tümör varsa veya ilk ameliyatta tümörün tamamının güvenli şekilde çıkarılması mümkün olmamışsa, ikinci bir TUR-MT ameliyatı gerekebilir. Bunun gerekip gerekmediğine ilk ameliyatın bulguları ve patoloji sonucu değerlendirilerek karar verilir.
Ameliyatla çıkarılan tümör dokusunun patolojik incelemesi, bundan sonraki tedavinin belirlenmesi açısından en önemli aşamalardan biridir. Patoloji sonucunda tümörün tipi, derinliği ve saldırganlık derecesi belirlenir. Buna göre hastalığın düşük, orta veya yüksek risk grubunda olup olmadığı değerlendirilir.
Risk grubuna göre bundan sonraki süreç değişebilir. Bazı hastalarda yalnızca düzenli takip yeterli olurken, bazı hastalarda mesane içine ilaç tedavisi, tekrar TUR-MT veya daha ileri tedaviler gerekebilir.
Özetle, ultrasonografide tesadüfen mesane kitlesi görülmesi ihmal edilmemesi gereken bir bulgudur. Şikâyetiniz olmasa bile bir üroloji uzmanına başvurmanız, gerekli görülürse sistoskopi ve TUR-MT ile kitlenin kesin tanısının konulması ve patoloji sonucuna göre sonraki tedavinin planlanması gerekir.
S3- 67 yaşındayım ve mesane tümörü nedeniyle kapalı ameliyat olacağım. Yaklaşık 5 yıldır prostatım için ilaç kullanıyorum. Mesane tümörü ameliyatım ile aynı seansta kapalı prostat ameliyatı olabilir miyim?
C3- Evet, uygun hastalarda mesane tümörü ameliyatı (TUR-MT) ile prostat ameliyatı (TUR-P) aynı seansta yapılabilir. Böylece iki farklı ameliyat için ayrı ayrı anestezi almak ve ikinci bir ameliyat geçirmek gerekmeyebilir.
Ancak bunun her hasta için uygun olup olmadığına ameliyat öncesinde karar verilmelidir. Özellikle mesane tümörünün büyüklüğü, sayısı, mesanedeki yeri ve prostat büyümesinin derecesi değerlendirilir. Tümörün uygun özelliklere sahip olduğu ve hastanın genel sağlık durumunun elverdiği durumlarda iki işlemin aynı seansta yapılması mümkün olabilir.
Uygun hastalarda TUR-MT ile TUR-P ameliyatlarının aynı seansta yapılması mesane tümörünün tekrar etme veya ilerleme riskini belirgin olarak artırmamaktadır. Bu nedenle gerekli şartlar sağlandığında iki ameliyatın birlikte yapılması onkolojik açıdan kabul edilebilir bir yaklaşımdır.
Ameliyat sonrasında mesane içine tek doz kemoterapi ilacı verilmesi de bazı hastalarda mümkündür. Ancak bu ilaç her hastaya ve her ameliyattan sonra mutlaka uygulanmaz. Ameliyat sırasında mesanede delinme (perforasyon), prostat kapsülünde yaralanma veya ciddi kanama gibi durumlar ortaya çıkarsa, ilacın mesaneye verilmesi güvenli olmayabilir ve uygulanmayabilir.
Ayrıca mesane tümörü çok büyük veya çok sayıda ise ya da ameliyatın uzun sürmesi bekleniyorsa, doktorunuz iki işlemi aynı seansta yapmak yerine öncelikle mesane tümörünün tedavisini tercih edebilir. Böylece ameliyatın güvenliği ve tümörün tamamen çıkarılması ön planda tutulur.
Özetle, prostatınız için uzun süredir ilaç kullanıyor olmanız, mesane tümörü ameliyatınız sırasında prostat ameliyatı yapılamayacağı anlamına gelmez. Tümörün özellikleri, prostat büyüklüğünüz, genel sağlık durumunuz ve ameliyatın güvenli şekilde tamamlanıp tamamlanamayacağı değerlendirilerek iki işlemin aynı seansta yapılmasına karar verilebilir. Uygun hastalarda bu yaklaşım, iki ayrı ameliyat ve iki ayrı anestezi ihtiyacını azaltması açısından önemli bir avantaj sağlayabilir.
S4- 74 yaşındayım ve yaklaşık 6 ay önce mesane kanseri nedeniyle kapalı ameliyat geçirdim. Dün yapılan sistoskopide mesanemde yeniden tümör olduğu söylendi ve tekrar ameliyat olmam gerektiği belirtildi. Şimdi ne yapmalıyım?
C4- Mesane kanserinin tedavi edildikten sonra tekrar ortaya çıkması (nüks) sık karşılaşılan bir durumdur. Sistoskopide yeniden tümör görülmesi, mesane kanserinin mutlaka ilerlediği anlamına gelmez. Ancak tümörün gecikmeden çıkarılması ve yeniden incelenmesi gerekir.
Bu nedenle size önerilen kapalı mesane tümörü ameliyatının (TUR-MT) yapılması önemlidir.
Ameliyatın iki önemli amacı vardır:
- Mesanedeki tümörü mümkün olduğunca tamamen çıkarmak
- Çıkarılan tümörü inceleyerek kanserin ne kadar derine ilerlediğini ve ne kadar saldırgan olduğunu belirlemek
Ameliyattan sonra çıkarılan tümör patoloji laboratuvarında incelenir. Bu sonuç, bundan sonra hangi tedavinin uygulanacağını belirlemek açısından çok önemlidir.
Tekrar ameliyat gerekebilir mi?
Evet. Bazı hastalarda ilk ameliyattan sonra 2–6 hafta içinde ikinci bir kapalı ameliyat gerekebilir. Özellikle tümör büyükse, birden fazla tümör varsa veya ilk ameliyatta tümörün tamamının çıkarılamadığı düşünülüyorsa ikinci ameliyat yapılabilir. Bu durum, hastalığın mutlaka kötüleştiği anlamına gelmez.
Ameliyattan sonra başka tedavi gerekir mi?
Bu, yeni ameliyatın patoloji sonucuna göre belirlenir. Tümörün özelliklerine göre hastalık düşük, orta veya yüksek riskli olarak değerlendirilir.
- Düşük riskli tümörlerde, ameliyattan sonra mesaneye tek doz ilaç verilmesi ve düzenli kontroller yeterli olabilir.
- Orta riskli tümörlerde mesanenin içine belirli aralıklarla ilaç tedavisi uygulanabilir.
- Yüksek riskli tümörlerde daha uzun süreli BCG tedavisi gerekebilir. Bazı hastalarda mesanenin tamamen alınması ameliyatı da gündeme gelebilir.
Daha önce BCG tedavisi aldıysanız ve buna rağmen tümör tekrar ettiyse, doktorunuz tedavinin neden yeterli olmadığını ve bundan sonra hangi seçeneğin daha uygun olduğunu ayrıca değerlendirecektir.
Bundan sonra nelere dikkat etmeliyim?
Mesane kanserinde tümör çıkarıldıktan sonra da düzenli kontroller çok önemlidir. Çünkü tümör tekrar ortaya çıkabilir. Bu nedenle doktorunuzun belirlediği aralıklarla sistoskopi yapılmalıdır. İlk kontrol çoğu hastada ameliyattan yaklaşık 3 ay sonra yapılır.
Sigara kullanıyorsanız bırakmanız da önemlidir. Sigara, mesane kanserinin tekrar etme ve ilerleme riskini artırabilir.
Özetle, şu anda en önemli adım mesanedeki yeni tümörün kapalı ameliyatla çıkarılması ve patoloji sonucunun görülmesidir. Patoloji sonucuna göre bundan sonraki tedaviniz belirlenir. Sistoskopide yeniden tümör görülmesi tek başına hastalığın kötüleştiği anlamına gelmez; önemli olan tümörün çıkarılması, özelliklerinin belirlenmesi ve buna uygun tedavinin zamanında yapılmasıdır.
S5- 68 yaşındayım ve mesane kanseri nedeniyle son 5 yılda toplam 7 kez kapalı ameliyat geçirdim. En son 2 ay önce ameliyat oldum ve mesanemin alınması gerektiği söylendi. Bu kadar büyük bir ameliyat olmak istemiyorum. Ne yapmalıyım?
C5- Mesanenizin alınmasının önerilmesi, hastalığınızın artık daha ciddi ve kesin bir tedavi gerektiren özellikler taşıdığını düşündürebilir. Ancak mesanenizin neden alınmasının önerildiğini öncelikle son patoloji raporunuzdan öğrenmek çok önemlidir. Tümörün mesanenin kas tabakasına ilerleyip ilerlemediği, ne kadar saldırgan olduğu ve daha önce uygulanan tedavilere nasıl yanıt verdiği bilinmeden en doğru tedaviye karar verilemez.
Son 5 yılda 7 kez kapalı ameliyat geçirmiş olmanız, tümörünüzün tekrar etmeye eğilimli olduğunu göstermektedir. Eğer son patoloji sonucunda kas tabakasına ilerlemiş mesane kanseri saptandıysa veya mesane içine yapılan tedavilere rağmen yüksek riskli tümörler tekrar ediyorsa, mesanenin tamamen çıkarılması (radikal sistektomi) hastalığı tamamen tedavi etme amacıyla en güçlü seçeneklerden biri olabilir.
Ancak mesanenizin alınmasını istemiyorsanız, bazı uygun hastalarda mesaneyi korumaya yönelik tedaviler de değerlendirilebilir. Bunun en önemli örneği Trimodal Tedavi (TMT) olarak adlandırılan mesane koruyucu tedavidir.
Mesane koruyucu tedavi nedir?
Trimodal Tedavi üç aşamadan oluşur:
- Kapalı ameliyat (TUR-MT): Mesanedeki tümörün mümkün olduğunca tamamen çıkarılması,
- Radyoterapi: Mesaneye yönelik ışın tedavisi uygulanması,
- Kemoterapi: Radyoterapinin etkisini artırmak amacıyla ışın tedavisi sırasında düşük dozda kemoterapi verilmesi.
Ancak bu tedavi her hastaya uygulanamaz. Genellikle tümörün sınırlı olması, mümkün olduğunca tamamen çıkarılabilmesi, mesanede yaygın kanser öncüsü değişikliklerin (CIS) bulunmaması, böbreklerde tümöre bağlı idrar birikimi olmaması ve mesanenin iyi çalışıyor olması gibi özellikler aranır.
Bu nedenle doktorunuza “Ben mesanemi korumak istiyorum. Trimodal Tedavi için uygun muyum?” diye sormanız uygun olur. Bunun için son patoloji raporunuz, önceki ameliyatlarınız ve görüntülemeleriniz birlikte değerlendirilmelidir.
Sadece tekrar tekrar kapalı ameliyat olmak yeterli mi?
Eğer hastalık artık mesane içindeki kapalı ameliyatlarla kontrol edilemeyecek kadar ilerlemişse, yalnızca tekrar tekrar TUR-MT yapmak güvenli bir tedavi yöntemi olmayabilir. Bu şekilde devam etmek, uygun tedavinin gecikmesine ve kanserin mesanenin dışına yayılarak tedavi edilmesi daha zor bir hale gelmesine neden olabilir.
Bu nedenle “mesanemi aldırmak istemiyorum” diyerek tedaviyi tamamen ertelemek doğru değildir. Mesaneyi korumak istiyorsanız, bunu güvenli bir şekilde yapmanın mümkün olup olmadığı kısa süre içinde değerlendirilmelidir.
Mesaneyi koruyan tedavi başarısız olursa ne olur?
Mesane koruyucu tedaviden sonra tümör yeniden ortaya çıkabilir veya tedaviye yeterli yanıt alınamayabilir. Böyle bir durumda mesanenin daha sonra alınması (kurtarma sistektomisi) gerekebilir. Bu nedenle mesane koruyucu tedaviyi seçen hastaların düzenli sistoskopi ve görüntüleme kontrollerini aksatmaması çok önemlidir.
Şimdi ne yapmalısınız?
Bu kadar önemli bir kararın yalnızca tek bir doktor görüşüne göre verilmesi yerine, mümkünse üroloji, radyasyon onkolojisi ve tıbbi onkoloji uzmanlarının birlikte değerlendirme yaptığı multidisipliner bir ekipten görüş almanız faydalı olacaktır.
Özellikle şu soruların cevaplarını netleştirmelisiniz:
- Son patoloji sonucumda tümör mesanenin kas tabakasına ilerlemiş mi?
- Tümörün derecesi ve saldırganlığı nedir?
- Önceki BCG veya diğer mesane içi tedavilere yanıtım nasıldı?
- Mesaneyi koruyan Trimodal Tedavi için uygun muyum?
- Mesaneyi korursam hastalığın tekrar etme veya yayılma riski ne kadar?
- Benim durumumda mesanenin alınması ile mesane koruyucu tedavinin avantaj ve dezavantajları nelerdir?
Özetle, mesanenizin alınması önerilmiş olması, başka hiçbir seçeneğiniz olmadığı anlamına gelmez. Ancak son 5 yılda 7 kez tümör nedeniyle ameliyat geçirmiş olmanız nedeniyle hastalığınızın ciddiye alınması ve tedavinin daha fazla geciktirilmemesi gerekir. Mesanenizi korumak istiyorsanız, öncelikle son patoloji sonucunuz ve tüm hastalık geçmişiniz değerlendirilerek Trimodal Tedaviye uygun olup olmadığınız belirlenmelidir. Uygun değilseniz, mesanenin alınması hastalığı tamamen tedavi etmek açısından daha güvenli seçenek olabilir.
S6- 73 yaşındayım ve mesane kanseri nedeniyle 3–4 kez ameliyat geçirdim. En son 3 hafta önceki ameliyattan sonra hastalığımın ilerlediği ve mesanemin alınması gerektiği söylendi. Mesanem alındıktan sonra böbreklerden gelen idrarı bağırsaktan yapılacak yeni bir mesaneye bağlayarak normal yoldan idrar yapabileceğim veya bağırsaktan bir parça kullanılarak idrarın karnımdaki bir açıklıktan dışarıdaki torbaya aktarılabileceği anlatıldı. Bu iki yöntemin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
C6- Mesanenin tamamen alınması gerektiğinde (radikal sistektomi), böbreklerden gelen idrarın vücuttan dışarı atılabilmesi için yeni bir idrar yolu oluşturulması gerekir. Buna idrar diversiyonu denir.
Sizin anlattığınız iki yöntemden biri ortotopik yeni mesane, diğeri ise ileal konduit olarak adlandırılır. Her iki yöntemin de avantajları ve dezavantajları vardır.
- Ortotopik yeni mesane
Bu yöntemde ince bağırsağın bir bölümünden yeni bir idrar kesesi yapılır. Yeni mesane, idrar kanalına bağlanır. Böylece idrarınızı normal idrar yolunuzdan yapmaya devam edebilirsiniz.
Avantajları:
- Karnınızda dışarıya açılan kalıcı bir idrar deliği (stoma) olmaz.
- Dışarıda sürekli taşımanız gereken bir idrar torbası bulunmaz.
- İdrarınızı normal yoldan yapabilirsiniz.
- Bazı hastalarda vücut görünümü ve sosyal yaşam açısından daha rahat olabilir.
Dezavantajları:
- Ameliyat, ileal kondüite göre daha uzun ve daha karmaşıktır.
- Yeni mesanenin çalışma şekline alışmak zaman alabilir.
- Özellikle geceleri idrar kaçırma görülebilir.
- Bazı hastalar yeni mesaneyi tamamen boşaltamayabilir. Bu durumda aralıklı olarak sonda kullanmak gerekebilir.
- Uzun dönemde bağırsaktan yapılan yeni mesaneye bağlı bazı metabolik sorunlar gelişebilir ve düzenli kontroller gerekebilir.
- İleal konduit
Bu yöntemde ince bağırsağın kısa bir bölümü kullanılarak böbreklerden gelen idrar karın duvarına yönlendirilir. Karın üzerinde stoma adı verilen küçük bir açıklık oluşturulur. İdrar bu açıklıktan dışarı çıkar ve vücuda yapıştırılan özel bir torbada birikir.
Avantajları:
- Ameliyat tekniği daha basit ve daha kısa sürelidir.
- Güvenilir ve uzun yıllardır kullanılan bir yöntemdir.
- Yeni mesane gibi idrar yapmayı öğrenmek veya mesaneyi boşaltmak için sonda kullanmak gerekmez.
- Özellikle ileri yaşta veya başka sağlık sorunları bulunan hastalarda daha kolay yönetilebilir bir seçenek olabilir.
Dezavantajları:
- Karnınızda kalıcı bir stoma bulunur.
- Sürekli idrar torbası kullanmanız gerekir.
- Torbanın değiştirilmesi ve stoma çevresindeki cildin bakımı gerekir.
- Zaman zaman cilt tahrişi, stoma çevresinde fıtık veya başka stoma sorunları gelişebilir.
- Bazı hastalar dışarıda torba taşımaktan dolayı vücut görünümü veya sosyal yaşam açısından rahatsızlık hissedebilir.
Peki hangisi daha iyi?
Tek bir yöntem herkes için en iyi seçenek değildir. Karar verilirken yalnızca yaşınıza bakılmaz.
Özellikle şu özellikler değerlendirilir:
- Genel sağlık durumunuz,
- Böbrek fonksiyonlarınız,
- Kalp ve akciğerlerinizin durumu,
- Kanserin yaygınlığı ve mesanenin çıkarılması sırasında idrar kanalının kullanılmaya uygun olup olmadığı,
- Günlük yaşamınız ve beklentileriniz,
- Yeni mesaneyi yönetebilecek durumda olup olmadığınız,
- Gerekirse sonda kullanabilme beceriniz,
- Cerrahın deneyimi.
73 yaşında olmanız tek başına yeni mesane yapılmasına engel değildir. Genel sağlık durumu iyi olan ve uygun özelliklere sahip bazı 70'li yaşlardaki hastalarda da ortotopik yeni mesane yapılabilir. Ancak yaş ilerledikçe başka hastalıkların bulunma ihtimali arttığından, birçok hastada ileal konduit daha basit ve yönetimi daha kolay bir seçenek olarak öne çıkabilir.
Özetle: Ortotopik yeni mesanenin en önemli avantajı, idrarı normal yoldan yapmaya devam edebilmeniz ve dışarıda idrar torbası taşımamanızdır. Buna karşılık ameliyatı daha karmaşıktır ve sonrasında idrar kaçırma veya yeni mesaneyi tam boşaltamama gibi sorunlar yaşanabilir. İleal konduit ise daha basit ve güvenilir bir yöntemdir; ancak karında kalıcı bir stoma ve dışarıda idrar torbası bulunmasını gerektirir.
Bu nedenle sizin için en uygun yöntem; genel sağlık durumunuz, böbrek fonksiyonlarınız, kanserinizin özellikleri, günlük yaşamınız ve kişisel tercihleriniz birlikte değerlendirilerek üroloji ekibinizle ortak şekilde belirlenmelidir.
S7- 3 yıl önce radikal sistektomi ameliyatı geçirdim. Ameliyat sırasında ortotopik yeni mesane yapılmıştı ve o zamandan beri idrarımı tam boşaltamadığım için günde 4–5 kez aralıklı sonda kullanıyorum. Son görüntülemede ameliyat olduğum bölgede, yeni mesanenin bulunduğu yerde yeniden tümör olduğu söylendi. Şimdi yeni mesanenin de alınacağı ve böbreklerden gelen idrar kanallarının bağırsağın bir ucuna bağlanıp diğer ucunun karın alt kısmına ağızlaştırılacağı, böylece idrarın sürekli olarak dışarıdaki bir torbaya geleceği anlatıldı. Başka seçeneğim var mı?
C7- Evet, yeni mesanenizin alınması ve ileal konduit yapılması önemli bir tedavi seçeneğidir; ancak her hastada tek seçenek değildir. Sizin durumunuzda en doğru tedaviye karar verebilmek için öncelikle görülen kitlenin gerçekten kanser nüksü olup olmadığı ve kanserin başka bölgelere yayılıp yayılmadığı belirlenmelidir.
Radikal sistektomi sonrasında ameliyat bölgesinde yeniden tümör ortaya çıkmasına lokal/pelvik nüks denir. Böyle bir durumda tedavi kararı, tümörün bulunduğu yere, büyüklüğüne, başka organlara yayılıp yayılmadığına, daha önce aldığınız tedavilere ve genel sağlık durumunuza göre verilir.
- Yeni mesanenin alınması ve ileal konduit yapılması
Eğer tümör yalnızca ameliyat bölgesinde sınırlıysa ve tamamen çıkarılabileceği düşünülüyorsa, doktorlarınız yeni mesanenin ve nüks bölgesinin çıkarılmasını önerebilir. Bu, uygun hastalarda kanseri tamamen ortadan kaldırmayı amaçlayan bir tedavi olabilir.
Bu ameliyat sırasında mevcut yeni mesane çıkarılır. Böbreklerden gelen idrar kanalları, ince bağırsaktan hazırlanan kısa bir bağırsak parçasına bağlanır. Bu bağırsak parçasının diğer ucu karın duvarına ağızlaştırılır (stoma). İdrar buradan dışarı çıkar ve vücuda yapıştırılan özel bir torbada birikir.
Sizin açınızdan bunun bir başka avantajı da yeni mesanenizi yıllardır tam boşaltamadığınız için kullandığınız aralıklı sondaya artık ihtiyaç kalmayabilmesidir. Ancak ameliyat daha önce ameliyat edilmiş bir bölgede yapılacağı için teknik olarak zor olabilir ve önemli bir ameliyattır.
- Kemoterapi veya diğer ilaç tedavileri
Eğer görüntülemelerde kanserin başka bölgelere de yayıldığı görülürse veya cerrahiyle tümörün tamamen çıkarılması mümkün değilse, tüm vücudu etkileyen ilaç tedavileri gündeme gelebilir.
Bunlar arasında kemoterapi ve hastanın daha önce aldığı tedavilere, tümörün özelliklerine ve genel sağlık durumuna göre immünoterapi veya diğer yeni nesil ilaç tedavileri bulunabilir.
Bu tedavilerin amacı bazı hastalarda tümörü küçültmek, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve yaşam süresini uzatmaktır.
- Radyoterapi
Pelvik bölgede sınırlı bir nüks varsa radyoterapi (ışın tedavisi) de değerlendirilebilir. Radyoterapi bazı hastalarda tümörü kontrol etmek amacıyla, bazı hastalarda ise ağrı veya başka şikâyetleri azaltmak amacıyla kullanılabilir.
Ancak sizin daha önce ameliyat edilmiş olmanız nedeniyle radyoterapinin uygulanıp uygulanamayacağı ve hangi dozda güvenli olacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Peki sizin için hangisi daha uygun?
Burada en önemli soru şudur:
“Tümör yalnızca yeni mesanenin bulunduğu bölgede mi, yoksa vücudun başka yerlerine de yayılmış mı?”
Eğer tümör tek bir bölgede sınırlıysa ve tamamen çıkarılabilecek durumdaysa, cerrahi daha güçlü bir tedavi seçeneği olabilir. Eğer tümör başka bölgelere de yayılmışsa veya cerrahiyle tamamen çıkarılması mümkün değilse, ilaç tedavileri ve gerektiğinde radyoterapi daha ön plana çıkabilir.
Ayrıca sizin yeni mesanenizi 3 yıldır tam boşaltamamanız ve günde 4–5 kez sonda kullanmanız da tedavi seçiminde dikkate alınmalıdır. Mevcut yeni mesanenin çıkarılarak ileal kondüite geçilmesi, sonda ile idrar boşaltma zorunluluğunuzu ortadan kaldırabilecek bir seçenek olabilir.
Özetle, size önerilen yeni mesanenin çıkarılması ve ileal konduit yapılması tek seçenek olduğu için değil, mevcut tümörün tamamen çıkarılabileceği düşünülüyorsa kanseri kontrol etme açısından önemli bir seçenek olduğu için önerilmiş olabilir. Ancak ameliyat kararından önce görüntülemelerinizin üroloji, tıbbi onkoloji ve radyasyon onkolojisi uzmanlarından oluşan multidisipliner bir ekip tarafından birlikte değerlendirilmesi çok önemlidir.
Doktorlarınıza özellikle şu üç soruyu sormanız faydalı olacaktır:
- Tümör sadece pelviste mi, başka bir yere yayılmış mı?2. Bu tümör tamamen çıkarılabilir mi?3. Benim durumumda cerrahi yerine ilaç tedavisi veya radyoterapi uygulanırsa kanseri kontrol etme şansım nedir?
Bu soruların cevapları bilinmeden “ameliyat kesinlikle gerekli” veya “ameliyat olmadan da tedavi edilebilir” demek doğru değildir.
S8- Radikal sistektominin robotik cerrahi ile yapılması iyileşme süresini etkiler mi? Açık cerrahi ile yapılmasının kanser açısından farkı var mı?
C8- Radikal sistektomi, yani mesanenin tamamen alınması ameliyatı, açık veya robotik yöntemle yapılabilir. Her iki yöntem de mesane kanserinin tedavisinde kullanılan ve kabul edilen cerrahi yöntemlerdir.
Robotik ameliyatın kanseri tedavi etme başarısı açık ameliyattan daha yüksek değildir. Günümüzde yapılan çalışmalarda, kanserin tekrar etmesi, hastalıksız yaşam süresi ve genel yaşam süresi açısından robotik ve açık ameliyat arasında belirgin bir fark gösterilmemiştir.
Robotik ameliyatın iyileşme açısından avantajları nelerdir?
Robotik yöntemde karında birkaç küçük kesi kullanılır. Bu nedenle açık ameliyata göre özellikle ameliyatın ilk döneminde bazı avantajlar sağlayabilir:
- Genellikle daha az kan kaybı olur ve kan nakli ihtiyacı daha düşük olabilir.
- Kesiler daha küçük olduğu için ameliyat sonrası ağrı daha az olabilir.
- Bağırsakların çalışması daha erken başlayabilir.
- Hastaneden taburculuk bazı hastalarda daha erken olabilir.
- Günlük yaşam ve normal aktivitelere dönüş daha hızlı olabilir.
Ancak bu avantajlar her hastada aynı ölçüde görülmez. Deneyimli merkezlerde uygulanan hızlandırılmış iyileşme programları (ERAS) sayesinde açık ameliyat geçiren hastalarda da iyileşme süreci oldukça hızlanabilmektedir.
Robotik ameliyatın bazı dezavantajları da vardır. Ameliyat süresi bazı durumlarda daha uzun olabilir ve kullanılan teknoloji nedeniyle maliyeti daha yüksek olabilir.
Kanser açısından hangisi daha başarılı?
Burada önemli nokta şudur:
Robotik cerrahi kanseri açık cerrahiden daha iyi tedavi etmez.
Uygun şekilde ve deneyimli bir ekip tarafından yapıldığında, robotik ve açık radikal sistektominin kanserin kontrolü açısından benzer sonuçlar verdiği gösterilmiştir. Kanserin tekrar etme riski, uzun dönem yaşam süresi, ameliyat sırasında tümörün tamamen çıkarılması ve lenf bezlerinin temizlenmesi açısından iki yöntem arasında belirgin bir üstünlük bulunmamaktadır.
Bu nedenle robotik ameliyatın asıl avantajı kanseri daha iyi tedavi etmesi değil, bazı hastalarda ameliyat sonrası dönemin daha rahat geçmesini sağlayabilmesidir.
Peki en önemli olan nedir?
Radikal sistektomi, mesane kanseri tedavisindeki en büyük ve en karmaşık ürolojik ameliyatlardan biridir. Bu nedenle ameliyatın hangi yöntemle yapıldığından çok, ameliyatı yapan cerrahın ve ekibin bu konudaki deneyimi önemlidir.
Deneyimli bir cerrah tarafından yapılan açık ameliyat, deneyimi az bir ekip tarafından yapılan robotik ameliyattan daha iyi sonuç verebilir. Aynı şekilde, robotik radikal sistektomi konusunda deneyimli bir merkezde robotik yöntem önemli avantajlar sağlayabilir.
Özetle: Robotik ve açık radikal sistektomi, kanser tedavisi açısından birbirine benzer sonuçlar verir. Robotik yöntemin özellikle daha az kan kaybı, daha küçük kesiler ve bazı hastalarda daha hızlı erken iyileşme gibi avantajları olabilir. Ancak kanserin tedavi başarısı açısından robotik yöntemin açık ameliyata üstün olduğu gösterilmemiştir.
Bu nedenle “Robotik mi, açık mı?” sorusundan önce “Bu ameliyatı hangi merkezde, yılda kaç kez yapan ve bu konuda ne kadar deneyimli bir ekip gerçekleştirecek?” sorusunu sormak daha önemlidir.
Not: Daha detaylı bilgi için “İlgi Alanımızdaki Ameliyatlar” başlığında yer alan “Kanser Ameliyatları” bölümünden “Mesane Kanseri” sayfasını inceleyebilirsiniz.
Bu bölümde, mesane kanseri olan hastaların en sık sorduğu sorulara yönelik kısa ve özet bilgilendirmeler sunulmuştur. Bununla birlikte, hastaların merak ettiği ve gündeme getirdiği daha pek çok konu bulunmaktadır. Örneğin;
- Mesane tümörü nedeniyle kapalı ameliyat geçirdim ve bir yıl boyunca mesane içine ilaç verildi. Hastalığımın tekrar etme riski var mıdır?
- Mesane tümörü nedeniyle 2 yıl önce kapalı ameliyat geçirdim. Kontrollerim sırasında çekilen MR incelemesinde, sağ böbreğimden çıkan idrar kanalında tümör şüphesi olduğu söylendi ve fleksibl üreteroskopi ameliyatı önerildi. Bu durumda sadece böbrek içindeki tümör mü alınır, yoksa böbreğimin tamamının alınması mı gerekir?
- 5 yıl önce radikal sistektomi ve ileal konduit ameliyatı geçirdim. 1 ay önceki kontrolümde Sol böbrekte şişme olduğu ve böbrekten çıkan idrar kanalımın bağırsağa girdiği yerde bir darlık veya tümör nüksü olacağı söylendi. Ameliyat öncesinde PET çektirmeli miyim? Kapalı ameliyatla mı bu durum daha iyi anlaşılır mı?
- Son 6 aydır aralıklı olarak idrarımda pıhtılı kanama, halsizlik, zayıflama ve iştahsızlık nedeniyle başvurduğum hastanede sistoskopi ve ultrasonografide mesane tümörü görüldü. Takiben yapılan abdominal MR’da mesanede kitle, karın içinde yaygın lenfadenopatiler ve Karaciğere yayılımın olduğu raporlandı. Önce ameliyat mı (mesanemin alınması, radikal sistektomi) olmam gerekiyor yoksa önce kemoterapi mi almalıyım?
Bu bölümde mesane tümörü ile ilgili sık sorulan sorulara genel bilgiler sunulmuştur. Bununla birlikte, her mesane tümörlü hastanın durumu farklı olduğundan, bazı özel veya nadir durumlarda bireysel değerlendirme yapılması ve tedavi planının hekimi ile birlikte oluşturulması gerekmektedir.
Bunları da okuyabilirsiniz
- Penis Protezi İmplantasyonuSertleşme bozukluğunda uygulanan penis protezi türleri, hangi hastalara uygulandığı, ameliyat öncesi değerlend…
- Böbrek KanseriBöbrek kanserinin görüntülemeyle saptanması, her kitlenin kanser olmadığı, cerrahi tedavi, aktif izlem, ablasy…
- Böbrek TaşıBöbrek taşı tedavisinde güncel tedavi seçenekleri; üreteroskopi ve perkütan nefrolitotomi gibi minimal invaziv…
- Epididimit - OrşitTestis ve epididimin çoğunlukla enfeksiyona bağlı iltihaplanması; nedenleri, testis ağrısı, şişlik ve idrar ya…
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesi, tanı ve tedavinin yerine geçmez. Şikâyetleriniz için lütfen muayenehanemize başvurunuz.
