İçeriğe geç
+90 (533) 553 38 28LinkedInGoogle AkademikInstagramGoogle işletme kaydıE-posta gönder
Prof. Dr. Can Tuygun — Ana sayfa
TREN
Prof. Dr. Can Tuygun — klinik önlüğü

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Klamidya, gonore, sifiliz, HIV, HPV ve herpes gibi cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarda belirtiler, akıntı özellikleri, tarama testleri ve partner değerlendirmesi hakkında bilgilendirme.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, cinsel temas sırasında bir kişiden diğerine bulaşabilen enfeksiyonlardır. Vajinal, oral veya anal ilişki sırasında bulaşabilir. Bazı enfeksiyonlar ise kan yoluyla veya anneden bebeğe de geçebilir.

Bu enfeksiyonlara bakteriler, virüsler veya parazitler neden olabilir.

Önemli bir nokta, birçok cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların hiçbir belirtiye neden olmamasıdır. Kişi enfeksiyonu taşıdığını bilmeden partnerine bulaştırabilir.

En sık görülen cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar; klamidya, gonore (bel soğukluğu), sifiliz (frengi), HIV, genital herpes (uçuk), HPV ve trikomoniyaz bulunur.

Tedavi edilmeyen bazı enfeksiyonlar kısırlık, kronik ağrı ve gebelikle ilgili ciddi sorunlara yol açabilir. HPV gibi bazı virüsler ise bazı kanserlerin gelişme riskini artırabilir.

Bir cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar geçirmek, kişiyi gelecekte aynı enfeksiyondan korumaz. Bu nedenle kişi daha sonra tekrar enfekte olabilir. Ayrıca aynı anda birden fazla cinsel yolla bulaşan enfeksiyon bulunabilir.

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korunmak ve gerektiğinde test yaptırmak hem kişinin kendi sağlığı hem de partnerinin sağlığı açısından önemlidir.

S1- Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların belirtileri nelerdir?

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların (CYBE) önemli bir özelliği, çoğunun uzun süre hiçbir belirti vermeyebilmesidir. Bu nedenle kişi enfeksiyonu taşıdığını bilmeden partnerine bulaştırabilir.

Belirti olduğunda ise enfeksiyona göre farklı şikâyetler ortaya çıkabilir:

  • Klamidya ve Gonore (Bel Soğukluğu): Kadınlarda vajinal akıntı, idrar yaparken yanma, ara kanamalar ve kasık ağrısı görülebilir. Erkeklerde penisten akıntı, idrar yaparken yanma ve testislerde ağrı olabilir. Bazı kişilerde makatta ağrı, kaşıntı veya akıntı da görülebilir.
  • Sifiliz (Frengi): İlk dönemde, mikrobun vücuda girdiği yerde genellikle ağrısız bir yara oluşur ve kendiliğinden iyileşebilir. Daha sonra vücutta döküntü, ateş, halsizlik ve lenf bezlerinde şişme görülebilir. Tedavi edilmezse yıllar içinde sinir sistemi ve kalp gibi önemli organlarda ciddi hasarlara yol açabilir.
  • Genital Herpes (Uçuk): Genital bölgede veya makat çevresinde ağrılı su dolu kabarcıklar ve yaralar oluşabilir. Kaşıntı, yanma, ateş ve halsizlik de görülebilir. Yaralar iyileşse bile enfeksiyon vücutta kalabilir ve zaman zaman tekrar ortaya çıkabilir.
  • Trikomoniyaz: Kadınlarda kötü kokulu, sarı-yeşil renkli vajinal akıntı, kaşıntı ve idrar yaparken yanma görülebilir. Erkeklerde ise çoğu zaman belirti olmaz; bazen idrar yaparken yanma veya penisten hafif akıntı olabilir.
  • HPV (İnsan Papilloma Virüsü): Çoğu kişide herhangi bir belirti oluşturmaz. Bazı HPV tipleri genital siğillere, bazı tipleri ise başta rahim ağzı olmak üzere bazı kanserlerin gelişmesine neden olabilir.
  • HIV: İlk enfeksiyondan birkaç hafta sonra ateş, boğaz ağrısı, döküntü, halsizlik ve ishal gibi grip benzeri belirtiler görülebilir. Ancak bazı kişilerde hiçbir belirti olmayabilir.

Bu hastalıkların birçoğu belirti vermeden ilerleyebildiği için yalnızca şikâyetlerin olup olmamasına bakarak enfeksiyon olup olmadığı anlaşılmaz. Riskli cinsel temas öyküsü olan kişilerde uygun zamanda test yapılması önemlidir. Tedavi edilmeyen bazı enfeksiyonlar ileride kısırlık, kronik ağrı, gebelik sorunları ve diğer ciddi sağlık problemlerine yol açabilir.



S2- Üretradan veya vajinadan gelen akıntıların tipik özellikleri var mı?

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar sonucunda üretradan veya vajinadan gelen akıntıların, enfeksiyona neden olan etkene göre bazı tipik klinik özellikleri bulunmaktadır. Ancak, birçok vakanın (özellikle kadınlarda %70-80 oranında) tamamen asemptomatik (belirtisiz) seyredebileceğini veya akıntının sadece fiziksel muayene sırasında fark edilebilmektedir. Cinsel yolla bulaşmış olan patojenlere göre akıntıların tipik özellikleri şunlardır:

  • Trikomoniyaz (Trichomonas vaginalis): Kadınlarda en belirgin akıntı özelliklerinden birine sahiptir. Genellikle sarı-yeşil renkli, kötü kokulu (balık kokusuna benzer) ve bazen köpüklü bir vajinal akıntı görülür. Erkeklerde ise daha çok üretrit semptomları veya hafif bir akıntıya neden olur.
  • Gonore (Bel Soğukluğu- Neisseria gonorrhoeae): Tipik olarak pürülan yani yoğun irinli bir akıntı ile karakterizedir. Erkeklerde sıklıkla üretradan gelen bu irinli akıntıya idrar yaparken yanma (dizüri) eşlik eder. Kadınlarda ise servisit (rahim ağzı iltihabı) sonucu anormal vajinal akıntı görülebilir.
  • Klamidya (Chlamydia trachomatis): Genellikle mukopürülan (hem sümüksü hem irinli) bir akıntıya yol açar. Kadınlarda servisit belirtisi olarak ortaya çıkan bu akıntı, erkeklerde üretrit kaynaklıdır ve klamidya enfeksiyonları gonoreye kıyasla daha hafif seyretme eğilimindedir.
  • Mycoplasma genitalium: Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların neden olduğu inatçı ve tekrarlayan üretrit veya servisit durumlarında sıklıkla anormal veya mukopürülan akıntı görülür. Bu patojenin neden olduğu belirtiler genellikle diğer bakteriyel enfeksiyonlarla örtüştüğü için ayırıcı tanı için moleküler testler (NAAT) gereklidir.
  • Bakteriyel Vajinozis: Tam olarak bir cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar olarak sınıflandırılmasa da cinsel aktivite ile tetiklenebilir ve kötü kokulu vajinal akıntının dünya çapındaki en yaygın nedenidir.

Üretrit (idrar yolu iltihabı) hem erkeklerde hem de kadınlarda dizüri, kaşıntı ve mukopürülan akıntı ile kendini gösteren ortak bir klinik sendromdur ve bu tabloya en sık klamidya ile gonore neden olur.



S3- Akıntı Olmasa da Test Yaptırmalı mıyım?

Evet. Akıntı, yanma, ağrı veya yara olmasa bile cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar için test yaptırmak gerekebilir. Bunun nedeni, bu enfeksiyonların önemli bir bölümünün hiçbir belirti vermeden ilerleyebilmesidir.

Örneğin klamidya, gonore, sifiliz, HIV, HPV ve Mycoplasma genitalium enfeksiyonları kişide herhangi bir şikâyet oluşturmadan bulunabilir. Kişi enfeksiyonu taşıdığını bilmeden partnerine bulaştırabilir.

Özellikle şu durumlarda belirti olmasa bile test yaptırmanız önemlidir:

  • Korunmasız cinsel ilişki yaşadıysanız,
  • Yeni veya birden fazla cinsel partneriniz varsa,
  • Partnerinizde cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon saptandıysa,
  • Daha önce cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon geçirdiyseniz,
  • Gebeyseniz veya gebelik planlıyorsanız.

Ayrıca enfeksiyon yalnızca genital bölgede bulunmayabilir. Özellikle oral veya anal cinsel temas sonrası boğaz veya makat bölgesinde de enfeksiyon gelişebilir ve bu enfeksiyonlar çoğu zaman belirti vermez.

Kısacası, akıntı olmaması cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olmadığı anlamına gelmez. Riskli bir cinsel temasınız olduysa, doktorunuzun değerlendirmesiyle uygun testlerin yapılması en güvenilir yoldur.


S4- Cinsel yolla bulaşan hastalıklar belirti vermiyorsa “bende var mı diye” tarama testi yapılabilir mi? Kimlere yapılır?

Evet. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle kişi herhangi bir şikâyeti olmasa bile, risk durumuna göre en az 1 yılda bir tarama testi yapılabilir. Yüksek riskli cinsel temas yaşayan kişilerde testlerin daha sık yapılması gerekebilir. Özellikle birden fazla veya tanımadığı partnerle ilişki, korunmasız cinsel ilişki veya madde kullanımı gibi durumlarda doktorunuz 3–6 ayda bir test yapılmasını önerebilir.

Tarama sayesinde enfeksiyonlar erken dönemde tespit edilerek kısırlık ve diğer sağlık sorunlarının gelişmesi önlenebilir ve enfeksiyonun partnere bulaşma riski azaltılabilir.

Özellikle şu kişilere belirti olmasa bile test önerilebilir:

  • Korunmasız cinsel ilişki yaşayanlar
  • Yeni veya birden fazla cinsel partneri olanlar
  • Partnerinde cinsel yolla bulaşan enfeksiyon saptananlar
  • Daha önce cinsel yolla bulaşan enfeksiyon geçirenler
  • Gebeler ve gebelik planlayanlar
  • Erkeklerle cinsel ilişkiye giren erkekler
  • HIV ile yaşayan kişiler

Testin türü kişinin durumuna göre belirlenir. İdrar, genital bölgeden alınan örnek veya kan testi kullanılabilir. Oral veya anal cinsel temas varsa boğaz veya makat bölgesinden de test gerekebilir.

Ancak her enfeksiyon için belirtisi olmayan herkese rutin tarama yapılmaz. Örneğin genital herpes ve Mycoplasma genitalium için şikâyeti olmayan kişilere rutin tarama genellikle önerilmez.

Özetle. Belirti olmaması enfeksiyon olmadığı anlamına gelmez. Risk varsa, uygun tarama testlerinin yapılması önemlidir.



S5- Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon testlerinin sonuçları ne zaman çıkar?

Testin türüne ve testin yapıldığı merkeze göre sonuçların çıkma süresi değişebilir.

  • Klamidya ve gonore gibi testler: Genellikle 1–3 gün içinde sonuçlanır.
  • Hızlı HIV ve sifiliz testleri: Bazı testlerde sonuç 15–20 dakika içinde alınabilir.
  • Hızlı moleküler testler: Klamidya, gonore ve trikomoniyaz gibi bazı enfeksiyonlarda sonuç 15–30 dakika içinde çıkabilir.
  • Evde yapılan ve laboratuvara gönderilen testler: Sonuçların çıkması genellikle birkaç gün sürebilir.
  • Kültür gibi bazı özel testler: Sonuçların çıkması daha uzun sürebilir.

Özetle. Bazı testlerde sonucu aynı ziyaret sırasında öğrenmek mümkünken, laboratuvarda yapılan testlerin çoğunda sonuç için 1–3 gün beklemek gerekebilir. Testin sonucunun ne zaman çıkacağı, kullanılan yönteme ve laboratuvarın çalışma süresine göre değişir.



S6- Riskli bir ilişki sonrası test yaptırmak için ne kadar beklemeliyim? Üç ay beklenir mi?

Hayır, bütün testler için 3 ay beklemek gerekmez. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların çoğu belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle riskli bir cinsel ilişkiden sonra test zamanı, enfeksiyonun türüne ve kullanılan testin özelliklerine göre belirlenir.

Pencere süresi, enfeksiyonun vücuda girmesinden sonra testlerde tespit edilebilir hale gelmesi için gereken süredir. Bu süre dolmadan yapılan testler yanlış negatif sonuç verebilir.

Bu nedenle bazı enfeksiyonlar için erken dönemde test yapılabilir, bazıları için ise testin daha sonra tekrarlanması gerekebilir. 3 ay, bütün cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar için beklenmesi gereken zorunlu bir süre değildir.

Örneğin:

  • Klamidya ve Gonore (Bel Soğukluğu): Yaklaşık 2 hafta sonra yapılan testler daha güvenilir sonuç verir.
  • Trikomoniyaz ve Mycoplasma genitalium: Genellikle 2–4 hafta sonra test yapılabilir.
  • HIV: Kullanılan teste göre daha erken dönemde tespit edilebilir. Özellikle 4. kuşak HIV testi için uygun zaman doktorunuz tarafından belirlenmelidir.
  • Sifiliz (Frengi): 1. aydan itibaren test yapılabilir. İlk test erken dönemde negatif çıkması durumunda daha sonra testin tekrarlanmasını önerebilir.
  • Hepatit B: Testlerin güvenilir hale gelmesi daha uzun sürebilir ve gerekirse takip testleri yapılabilir.
  • Genital Herpes (Uçuk): Genital herpes tanısında en güvenilir yöntem, aktif yara veya kabarcık varsa buradan sürüntü alınarak test yapılmasıdır. Belirti vermeyen kişilere ise rutin olarak herpes kan testi yapılması genellikle önerilmez.

Ancak bazı özel durumlarda riskli temastan yaklaşık 3 ay sonra kan testi düşünülebilir. Özellikle:

  • Şüpheli temastan sonra yara veya kabarcık oluşmuş ancak test için örnek alınamamışsa,
  • Cinsel partnerde genital herpes olduğu biliniyorsa,
  • Doktorunuz kişinin risk durumuna göre test yapılmasını uygun görüyorsa, 3.ayda kan testi değerlendirilebilir.
  • Ancak 3. ayda herpes kan testi herkese rutin olarak yapılmaz. Belirti olmayan ve özel bir risk taşımayan kişilerde testin gerekip gerekmediğine doktor karar vermelidir.

Özetle. Herpes şüphesinde yara varsa beklemeden sürüntü testi yapılması, yara yoksa ise kan testinin gerekip gerekmediğinin doktor tarafından değerlendirilmesi en doğru yaklaşımdır.

  • HPV: Riskli ilişkiden hemen sonra yapılan bir test, yeni bulaşmayı güvenilir şekilde göstermez. HPV değerlendirmesi kişinin yaşına, cinsiyetine ve mevcut bulgularına göre yapılır.

Özetle. Üç ay beklemek zorunda değilsiniz. Riskli temastan sonra uygun zamanda yaklaşık 2 hafta sonra ilk testler yapılabilir ve bazı enfeksiyonlar için daha sonra kontrol testi gerekebilir.



S7- Eş Zamanlı Olarak Partnere de Test Yapılır mı?

Evet. Bir kişide cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon saptandığında, mevcut veya yakın zamanda cinsel ilişki yaşadığı partnerinin de değerlendirilmesi önemlidir. Gerekirse partnerine test ve tedavi uygulanır.

Bunun amacı hem enfeksiyonun tekrar bulaşmasını önlemek hem de enfeksiyonun başka kişilere yayılmasını engellemektir.

  • Klamidya ve gonore (bel soğukluğu): Son 60 gün içindeki cinsel partnerlerin değerlendirilmesi, test edilmesi ve gerekli durumlarda tedavi edilmesi önerilir.
  • Sifiliz (frengi): Partnerin ne zaman ve ne kadar süre önce temas ettiği dikkate alınarak test ve gerektiğinde tedavi planlanır.
  • Trikomoniyaz: Partnerlerin de değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda tedavi edilmesi, enfeksiyonun tekrar bulaşmasını önlemek açısından önemlidir.
  • Diğer enfeksiyonlarda da partnerin durumu ve enfeksiyonun özelliğine göre test ve tedavi planlanabilir.

Tedavi süresince cinsel ilişkiden kaçınılması ve her iki partnerin de tedaviyi tamamlaması önemlidir. Böylece enfeksiyonun tekrar birbirine bulaşması önlenebilir.

Cinsel ilişkiye ne zaman başlanabilir? Hasta ve partneri tedaviyi tamamlayana ve belirtiler geçene kadar cinsel ilişkiden kaçınmalıdır. Bazı enfeksiyonlarda tedavi tamamlandıktan sonra en az 7 gün beklemek gerekir. Aksi halde kişi partnerinden enfeksiyonu tekrar kapabilir ve tedaviye rağmen yeniden enfekte olabilir.



S8- Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavi, enfeksiyona neden olan bakteri, virüs veya parazite göre değişir. Bu nedenle hangi enfeksiyonun bulunduğu belirlenmeden kendi kendine antibiyotik veya başka bir ilaç kullanılmamalıdır.


Tedavi sırasında nelere dikkat edilmelidir?

Hasta ve partneri tedaviyi tamamlayana ve doktorun önerdiği süre geçene kadar cinsel ilişkiden kaçınmalıdır. Bazı enfeksiyonlarda tedavi tamamlandıktan sonra en az 7 gün beklemek gerekir.

Partnerin de değerlendirilmesi ve gerektiğinde tedavi edilmesi önemlidir. Aksi halde tedavi edilen kişi enfeksiyonu partnerinden tekrar kapabilir.

Bazı enfeksiyonlarda tedaviden yaklaşık 3 ay sonra tekrar test yapılması önerilir. Bunun amacı yeni bir enfeksiyon gelişip gelişmediğini kontrol etmektir.

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların tedavisi mutlaka doktor tarafından planlanmalıdır. Kendi kendine antibiyotik kullanmak doğru değildir. Yanlış ilaç kullanımı tedavinin başarısız olmasına ve antibiyotik direncine yol açabilir.

Bunları da okuyabilirsiniz

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesi, tanı ve tedavinin yerine geçmez. Şikâyetleriniz için lütfen muayenehanemize başvurunuz.