İçeriğe geç
+90 (533) 553 38 28LinkedInGoogle AkademikInstagramGoogle işletme kaydıE-posta gönder
Prof. Dr. Can Tuygun — Ana sayfa
TREN
Prof. Dr. Can Tuygun — klinik önlüğü

İyi Huylu Prostat Büyümesi (Benign Prostat Hipertrofisi, BPH)

İyi huylu prostat büyümesinin (BPH) belirtileri, tanı süreci ve tedavi seçenekleri; ilaç tedavisinden minimal invaziv girişimlere ve cerrahi yöntemlere kadar sık sorulan sorulara yanıtlar.

Prostat bezi — şematik anatomi görseli

İyi huylu prostat büyümesi (Benign Prostat Hiperplazisi, BPH), özellikle ileri yaşlardaki erkeklerde en sık görülen ürolojik hastalıklardan biridir. Prostatın yaşla birlikte büyümesi, idrar kanalını daraltarak idrar yapmada güçlük, sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, ani idrar yapma hissi ve mesaneyi tam boşaltamama gibi şikâyetlere yol açabilir.

Tanı ve tedavi sürecinde hastaların aklında pek çok soru bulunmaktadır. "Şikâyetim yok ama ultrasonda prostatım büyük çıktı, ameliyat olmam gerekir mi?", "Ameliyat olmam önerildi ancak karar veremiyorum.", "Hangi prostat ameliyatı benim için daha uygun?", "Ameliyat olmadan tedavi olabilir miyim?" gibi sorular, hastaların en sık dile getirdiği endişeler arasındadır.

Günümüzde tanı yöntemleri ve tedavi seçeneklerindeki önemli gelişmeler sayesinde, iyi huylu prostat büyümesi kişiye özel olarak başarılı bir şekilde tedavi edilebilmekte; ilaç tedavisinden minimal invaziv girişimlere ve farklı cerrahi yöntemlere kadar birçok etkili seçenek hastalara sunulabilmektedir.

Bu bölümde, iyi huylu prostat büyümesi hakkında hastaların en sık sorduğu sorular, güncel bilimsel bilgiler doğrultusunda kısa ve anlaşılır şekilde yanıtlanmıştır. Buradaki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her hastanın prostat büyüklüğü, şikâyetleri, mesane fonksiyonları ve genel sağlık durumu farklı olduğundan, en uygun tanı ve tedavi planı mutlaka üroloji uzmanı tarafından kişiye özel olarak belirlenmelidir.

S1- 60 yaşındayım. Son 2-3 aydır geceleri 2-3 kez idrar yapmak için uyanıyorum. İdrarımı eskisine göre daha uzun sürede yapıyorum. Gündüzleri çok sık olmasa da idrarımı yaptıktan kısa süre sonra tekrar tuvalete gitme ihtiyacı hissediyorum. Bugüne kadar prostatla ilgili hiçbir tetkik yaptırmadım. Ne yapmalıyım?

C1- Bu yaş grubundaki erkeklerde anlattığınız şikâyetlerin en sık nedeni iyi huylu prostat büyümesidir (BPH). Prostat büyüdükçe idrar kanalına baskı yaparak idrar akımını yavaşlatabilir ve mesanenin tam boşalmadığı hissine, sık idrara çıkmaya ve gece idrara kalkmaya neden olabilir.

Ancak bu şikâyetler her zaman sadece prostat büyümesine bağlı değildir. İdrar yolu enfeksiyonu, mesane taşı, idrar kanalı darlığı, aşırı aktif mesane, prostat veya mesane ile ilgili bazı hastalıklar da benzer yakınmalara yol açabilir. Ayrıca şeker hastalığı, bazı ilaçlar ve nörolojik hastalıklar da idrar yapma düzenini etkileyebilir.

Bu nedenle öncelikle bir üroloji uzmanına başvurarak nedenin belirlenmesi gerekir. İlk değerlendirmede genellikle şu incelemeler yapılır:

  • Şikâyetlerinizin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi,
  • Prostatın parmakla muayene edilmesi,
  • İdrar tahlili (gerekirse idrar kültürü),
  • PSA kan testi ile prostatın değerlendirilmesi,
  • Böbrek fonksiyonları ve kan şekeri gibi bazı kan testleri,
  • Ultrasonografi ile prostat büyüklüğünün, mesanenin durumunun ve idrar yaptıktan sonra mesanede kalan idrar miktarının ölçülmesi,
  • İdrar akım hızının ölçülmesi (üroflowmetri).

Bu değerlendirmeler sonucunda şikâyetlerinizin nedeni büyük ölçüde ortaya çıkar. Eğer hafif düzeyde bir prostat büyümesi saptanırsa yaşam tarzı değişiklikleri veya ilaç tedavisi yeterli olabilir. Daha ileri durumlarda ise farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.

Özetle; gece idrara kalkma, idrarın yavaş gelmesi ve tam boşaltamama hissi yaşlanmanın normal bir parçası olarak kabul edilmemelidir. Altta yatan nedeni belirlemek ve uygun tedaviyi planlamak için bir üroloji uzmanına başvurmanız önemlidir.


S2- Prostat kontrol testlerimi yaptırdım ve prostatım normalden büyük çıktı. Hemen ameliyat olmam gerekiyor mu?

C2- Hayır. Prostatın büyük olması tek başına ameliyat olmanız gerektiği anlamına gelmez. Prostat büyümesi, özellikle 50 yaş üzerindeki erkeklerde sık görülen bir durumdur ve her büyük prostat mutlaka tedavi veya ameliyat gerektirmez.

Ameliyat kararı verilirken sadece prostatın boyutuna değil; idrar şikâyetlerinizin ne kadar olduğu, günlük yaşamınızı ne kadar etkilediği, idrar akımınız, mesanenizin ne kadar boşaldığı ve böbreklerin etkilenip etkilenmediği birlikte değerlendirilir.

Aşağıdaki durumlardan biri veya birkaçı varsa prostat ameliyatı gerekebilir:

  • İdrar yaparken belirgin zorlanma, idrarın çok zayıf gelmesi veya mesanenin tam boşalmadığı hissi,
  • İdrar yaptıktan sonra mesanede fazla miktarda idrar kalması,
  • Gece sık sık idrara kalkma veya sık idrara çıkmanın yaşam kalitesini bozması,
  • Hiç idrar yapamama nedeniyle sonda takılması gerekmesi,
  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları,
  • Mesanede taş oluşması veya mesane duvarında kalıcı değişiklikler gelişmesi,
  • Prostata bağlı tekrarlayan idrarda kanama olması,
  • Prostat büyümesine bağlı olarak böbreklerde genişleme veya böbrek fonksiyonlarında bozulma görülmesi,
  • İlaç tedavisine rağmen şikâyetlerin devam etmesi veya giderek artması.

Eğer şikâyetler hafifse ve mesane ile böbrekler etkilenmemişse çoğu hastada takip, yaşam tarzı düzenlemeleri veya ilaç tedavisi yeterli olabilir.

Özetle; prostatın büyük olması tek başına ameliyat nedeni değildir. Ameliyat kararı; prostatın büyüklüğü ile birlikte şikâyetlerinizin düzeyi, idrar akımınız, mesanenizin durumu, böbrek fonksiyonlarınız ve ilaç tedavisine verdiğiniz yanıta göre kişiye özel olarak belirlenir.


S3- İdrar yapma şikâyetlerim için gittiğim klinikte başlangıç testlerimi yaptırdım ve şikâyetlerimin İyi Huylu Prostat Büyümesine bağlı olduğu söylendi. İlaç tedavisi yerine hemen ameliyat olsam daha iyi olmaz mı?

C3- İyi Huylu Prostat Büyümesi (BPH) tanısı konulan her hastanın hemen ameliyat olması gerekmez. Çoğu hastada ilk tedavi seçeneği ilaç tedavisidir. Kullanılan ilaçlar prostatın idrar kanalına yaptığı baskıyı azaltarak idrar akımını düzeltebilir, sık idrara çıkma ve gece idrara kalkma gibi şikâyetleri azaltabilir.

İlaç tedavisi ile şikâyetleri düzelen hastalarda ameliyata gerek kalmayabilir. Böylece hem gereksiz bir cerrahiden hem de ameliyata bağlı olası yan etkilerden kaçınılmış olur.

Ancak bazı hastalarda ilaç tedavisi yeterli olmayabilir. Aşağıdaki durumlarda prostat ameliyatı gündeme gelebilir:

  • İlaç kullanımına rağmen şikâyetlerin devam etmesi veya giderek artması,
  • İdrar yapamama nedeniyle sonda takılması gerekmesi,
  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları,
  • Mesanede taş oluşması,
  • Mesanenin tam boşalamaması ve fazla miktarda idrar kalması,
  • Prostat büyümesine bağlı böbrek fonksiyonlarında bozulma veya böbreklerde genişleme gelişmesi.

Ameliyat kararı verilmeden önce hastanın şikâyetleri, prostat büyüklüğü, idrar akım hızı, mesanede kalan idrar miktarı ve beklentileri birlikte değerlendirilir. Çünkü her prostat büyümesi aynı değildir ve her hastaya aynı ameliyat yöntemi uygun olmayabilir.

Özetle; ilaç tedavisi yerine hemen ameliyat olmak bazı hastalar için uygun bir seçenek olabilir, ancak bu karar prostatın büyüklüğüne bakılarak değil; şikâyetlerin düzeyi, yaşam kalitesi, mesane-böbrek durumu ve hastanın beklentileri değerlendirilerek verilmelidir.


S4- Hangi tip prostat ilacı benim için daha uygun? Tek ilaç mı yoksa iki veya daha fazla prostat ilacı mı kullanmalıyım?

C4- İyi huylu prostat büyümesinde (BPH) herkes için uygun tek bir ilaç yoktur. Hangi ilacın veya ilaç kombinasyonunun kullanılacağı; şikâyetlerinizin türüne ve şiddetine, prostatınızın özelliklerine, diğer hastalıklarınıza ve kişisel beklentilerinize göre belirlenir.

İlaç tedavisi planlanırken genellikle şu faktörler değerlendirilir:

  • Yaşınız, genel sağlık durumunuz ve kullandığınız diğer ilaçlar (özellikle tansiyon ilaçları).
  • İdrar şikâyetlerinizin tipi ve şiddeti: İdrar akımında zayıflama, bekleme, kesik kesik işeme ve tam boşaltamama gibi boşaltma şikâyetleri mi ön planda; yoksa sık idrara çıkma, ani sıkışma ve gece sık idrara kalkma gibi depolama şikâyetleri mi daha belirgin?
  • Prostatın büyüklüğü ve şekli.
  • PSA değeri.
  • Ultrasonografi bulguları (prostat hacmi, mesanede kalan idrar miktarı ve mesanenin durumu).
  • İdrar akım hızı testi (üroflowmetri) sonuçları.
  • Cinsel fonksiyonlarınız, özellikle ejakülasyonun korunması beklentiniz ve sertleşme sorununuzun olup olmaması.

Ayrıca bazı hastalıklar ilaç seçimini değiştirebilir. Örneğin; düşük tansiyon, baş dönmesi, kalp hastalığı, birden fazla tansiyon ilacı kullanımı, Parkinson hastalığı, diyabet veya uyku apnesi bulunan kişilerde ilaç seçimi daha dikkatli yapılmalıdır.

Benzer şekilde, idrar şikâyetleriyle birlikte sertleşme bozukluğu bulunan hastalarda hem idrar yakınmalarını azaltan hem de cinsel fonksiyonları koruyan veya iyileştirebilen ilaçlar tercih edilebilir. Bu nedenle amaç, "en güçlü ilacı" vermek değil, "hasta için en uygun ilaç tedavisini" seçmektir.

Genel olarak, orta derecede şikâyetleri olan ve prostatı çok büyük olmayan hastalarda tedaviye tek bir ilaçla başlanması yeterli olabilir.

Buna karşılık, prostat hacmi yaklaşık 40 cc'nin üzerinde olan, orta-şiddetli şikâyetleri bulunan, PSA değeri yaşına göre yüksek olan ve uzun süreli tedavi (genellikle 1 yıl veya daha fazla) planlanan hastalarda, iki farklı ilacın birlikte kullanılması (kombine tedavi) daha uygun olabilir. Kombine tedavi, tek ilaç kullanımına göre hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir, ani idrar yapamama riskini ve ileride prostat ameliyatına ihtiyaç duyma olasılığını azaltabilir.

Özetle; prostat ilaç tedavisi kişiye özeldir. Tek ilaç mı yoksa kombine tedavi mi kullanılacağı; şikâyetleriniz, prostatınızın büyüklüğü, test sonuçlarınız, eşlik eden hastalıklarınız ve cinsel fonksiyonlarınız birlikte değerlendirilerek belirlenir.


S5- İlaç tedavileri başlangıçta iyi geldi, ancak son 4–5 aydır şikayetlerimin yeniden artması üzerine ameliyat önerildi. Hangi ameliyat yöntemini seçmeliyim?

C5- İyi huylu prostat büyümesinde (BPH) ilaç tedavileri birçok hastada uzun süre yeterli olabilir. Ancak zaman içinde ilaçlara rağmen idrar yapma şikâyetleri tekrar artabilir. İdrar akımının belirgin şekilde zayıflaması, mesanenin tam boşalmaması, sık idrara çıkma veya yaşam kalitesinin bozulması durumunda ameliyat seçeneği gündeme gelir.

Ancak her hasta için aynı ameliyat yöntemi uygun değildir. En doğru ameliyat seçimi; prostatın büyüklüğüne, şikâyetlerin durumuna, mesanenin çalışma gücüne, yaşınıza, kullandığınız ilaçlara ve beklentilerinize göre yapılır.

Ameliyat öncesinde bazı hastalarda;

  • İdrar akım hız testi (üroflowmetri),
  • İşeme sonrası mesanede kalan idrar miktarının ölçülmesi,
  • Prostat ve mesanenin ultrason ile değerlendirilmesi,
  • Gerekirse sistoskopi veya ürodinami, gibi incelemeler yapılarak hangi ameliyattan daha fazla fayda göreceğiniz belirlenir.

Ameliyat yöntemi neye göre seçilir?

  1. Prostatın büyüklüğü önemlidir

Küçük prostatlarda (genellikle 30 cc’den küçük):

  • TUİP (Prostat İnsizyonu): Prostat dokusu çıkarılmadan, idrar kanalını genişletmek amacıyla yapılan bir işlemdir. Özellikle küçük prostatlarda uygulanabilir ve boşalma fonksiyonunu koruma ihtimali daha yüksektir.
  • TUR-P: Prostat dokusunun iç kısmının özel aletlerle çıkarıldığı, uzun yıllardır kullanılan etkili bir yöntemdir.

Orta büyüklükte prostatlarda (yaklaşık 30-80 cc):

  • TUR-P: Günümüzde en sık uygulanan ve uzun dönem başarısı kanıtlanmış yöntemlerden biridir. Bipolar TUR-P yöntemi sayesinde kanama kontrolü daha iyi sağlanabilir ve klasik TUR sendromu riski ortadan kalkmıştır.
  • GreenLight lazer, Aquablasyon, Rezūm ve UroLift: Bazı uygun hastalarda alternatif yöntemlerdir. Özellikle boşalma fonksiyonunun korunması önemli olan hastalarda bazı avantajlar sağlayabilir.

Büyük prostatlarda (80 cc üzeri):

  • HoLEP, ThuLEP ve Bipolar Enükleasyon: Büyük prostatlarda prostatın büyüyen kısmının tamamen çıkarılmasını sağlayan, uzun dönem başarı oranları yüksek yöntemlerdir.
  • Çok büyük prostatlarda bazı hastalarda açık veya robotik basit prostatektomi de tercih edilebilir.

Kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız

Aspirin, Plavix veya başka kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda kanama riski daha yüksek olabilir. Bu hastalarda özellikle;

  • HoLEP,
  • ThuLEP,
  • GreenLight lazer yöntemleri, kanama kontrolü açısından avantaj sağlayabilir.

Boşalma (meni gelmesi) sizin için önemliyse

Ameliyat seçerken yalnızca idrar şikâyetlerinin düzelmesi değil, cinsel fonksiyonlar da değerlendirilmelidir.

  • TUR-P, HoLEP ve birçok lazer ameliyatı sonrası meninin dışarı gelmemesi (retrograd ejakülasyon) sık görülebilir.
  • UroLift, Rezūm ve Aquablasyon gibi bazı yöntemlerde normal boşalmanın korunma ihtimali daha yüksek olabilir.
  • Ayrıca günümüzde bazı merkezlerde uygulanan boşalma (ejakulasyon) koruyucu özel cerrahi tekniklerle, uygun hastalarda bu risk azaltılabilir.

Sertleşme problemi açısından ise günümüzde uygulanan prostat ameliyatlarının çoğunda kalıcı sertleşme bozukluğu gelişme riski düşüktür. Hatta idrar şikâyetlerinin düzelmesiyle bazı hastalarda cinsel yaşam kalitesi artabilir.

Özetle; prostat ameliyatlarında herkes için geçerli tek bir “en iyi yöntem” yoktur. Sizin için en uygun ameliyat;

  • Prostatınızın büyüklüğüne,
  • Mesanenizin durumuna,
  • Şikâyetlerinizin derecesine,
  • Kullandığınız ilaçlara,
  • Boşalma fonksiyonunu koruma beklentinize,
  • Cerrahın deneyimine, göre belirlenmelidir.

Amaç sadece idrar akımını düzeltmek değil; aynı zamanda uzun dönemde en iyi sonucu almak ve yaşam kalitenizi korumaktır.


S6- Cinsel yönden aktifim ve ilaç tedavisi ile düzelmeyen prostat şikayetlerim için ameliyat olmaya karar verdim. Ameliyat sonrası boşalma problemi veya sertleşme sorunu yaşar mıyım? En az risk hangi ameliyat yöntemindedir?

C6- Prostat ameliyatı kararı verilirken sadece idrar şikâyetlerinin düzelmesi değil, hastanın cinsel yaşam beklentileri de dikkate alınmalıdır. Özellikle normal boşalmanın korunması birçok hasta için önemli bir konudur.

Ameliyat sonrası oluşabilecek cinsel etkiler iki ana başlıkta değerlendirilir:

  1. Ameliyat sonrası meni gelmemesi olur mu?

Evet, bazı prostat ameliyatlarından sonra meni dışarı gelmeyebilir. Bunun nedeni, ameliyat sırasında prostatın idrar yoluna açılan kısmının çıkarılması veya genişletilmesi sonucu meninin dışarı çıkmak yerine mesaneye doğru kaçmasıdır. Buna retrograd ejakülasyon (kuru boşalma) denir.

Bu durum sağlık açısından zararlı değildir ancak çocuk sahibi olma açısından önem taşıyabilir.

Hangi ameliyatlarda risk daha yüksektir?

Aşağıdaki ameliyatlarda idrar şikâyetlerini düzeltme başarısı çok yüksek olmakla birlikte, boşalma kaybı daha sık görülür:

  • TUR-P
  • HoLEP
  • ThuLEP
  • Bipolar enükleasyon
  • GreenLight lazer
  • Açık veya robotik basit prostatektomi

Bu yöntemlerde normal boşalmanın kaybolma ihtimali yaklaşık %60-80 arasında olabilir.

Bu nedenle, “idrar şikâyetlerim tamamen düzelsin” beklentisi ön planda olan hastalarda bu yöntemler güçlü ve kalıcı tedavi seçenekleridir.

Normal boşalmayı korumak mümkün mü?

Eğer sizin için meni gelmesinin devam etmesi çok önemliyse, ameliyat seçimi buna göre yapılabilir.

Özellikle;

  • Prostat çok büyük değilse,
  • Belirgin orta lob büyümesi yoksa,
  • Hastanın anatomisi uygunsa, boşalmayı koruma ihtimali daha yüksek olan bazı yöntemler tercih edilebilir:
  • UroLift
  • Rezūm
  • iTind
  • Aquablasyon

Bu yöntemlerde uygun hastalarda normal boşalmanın korunma ihtimali klasik ameliyatlara göre daha yüksektir.

Ancak prostat çok büyükse (özellikle 80 cc üzeri) veya ciddi tıkanıklık varsa, prostat dokusunun daha fazla çıkarılması gerektiği için klasik ameliyatlar daha etkili olabilir.

Boşalma koruyucu özel teknikler var mı?

Son yıllarda bazı merkezlerde;

  • Ejakülasyon koruyucu TUR-P,
  • Ejakülasyon koruyucu lazer ameliyatları,
  • Ejakülasyon koruyucu HoLEP, gibi özel teknikler uygulanmaktadır.

Bu yöntemlerde amaç:

  • İdrar kanalındaki tıkanıklığı gidermek,
  • Ancak boşalmayı sağlayan bazı dokuları korumaktır.

Uygun hastalarda normal boşalmanın korunma oranları yaklaşık %50-77 arasında bildirilmektedir.

Ancak bu teknikler her hastada uygulanamaz ve normal boşalmayı kesin olarak garanti etmez.

  1. Ameliyat sonrası sertleşme problemi olur mu?

Hastaların en sık korktuğu konulardan biri de sertleşmenin bozulmasıdır.

Günümüzde uygulanan prostat büyümesi ameliyatlarının çoğunda:

  • Kalıcı sertleşme kaybı riski düşüktür.
  • Birçok hastada idrar şikâyetlerinin düzelmesiyle yaşam kalitesi ve cinsel yaşam olumlu etkilenebilir.

Özellikle;

  • UroLift,
  • Rezūm,
  • Aquablasyon, gibi bazı minimal invaziv yöntemlerde cinsel fonksiyonların korunması açısından avantajlar bulunmaktadır.

Özetle;

  • Eğer önceliğiniz idrar şikâyetlerinin en güçlü ve kalıcı şekilde düzelmesi ise, TUR-P, HoLEP gibi klasik ameliyatlar daha etkili seçeneklerdir; ancak meni gelmemesi ihtimali daha yüksektir.
  • Eğer önceliğiniz normal boşalmanın korunması ise, prostat büyüklüğünüz ve yapınız uygunsa UroLift, Rezūm, Aquablation veya ejakülasyon koruyucu özel cerrahi teknikler değerlendirilebilir.
  • Sertleşme fonksiyonunda kalıcı bozulma, modern prostat ameliyatlarından sonra genellikle nadir görülür.

En uygun ameliyat yöntemi; prostatınızın büyüklüğü, şekli, idrar şikâyetlerinizin derecesi ve cinsel beklentileriniz birlikte değerlendirilerek sizinle doktorunuz arasında ortak karar verilerek seçilmelidir.


S7- Beş ay önce kapalı prostat ameliyatı oldum. Sondam alındığı günden beri idrar şikâyetlerim devam ediyor, hatta ameliyat öncesinden daha fazla oldu. İdrar kaçırma için ilaç kullanıyorum ancak tam düzelmedi ve günde 2-3 kez ped değiştiriyorum. Ayrıca hiç sertleşme olmuyor ve cinsel ilişkiye giremiyorum. Ne yapmalıyım?

C7- Prostat ameliyatından sonra bazı hastalarda idrar yapma şikâyetleri, sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi ve idrar kaçırma görülebilir. Ancak ameliyattan 5 ay sonra hâlâ belirgin şikâyetlerin devam etmesi ayrıntılı olarak araştırılması gereken bir durumdur.

Öncelikle şunu bilmek gerekir: Bu durum her zaman ameliyatın başarısız olduğu anlamına gelmez. Bazı hastalarda mesane ve idrar tutma mekanizmasının toparlanması zaman alabilir. Ancak şikâyetlerin nedenini ortaya koymak ve doğru tedaviyi planlamak gerekir.

Ameliyat sonrası devam eden şikâyetlerin bazı nedenleri şunlar olabilir:

  • Mesanenin çalışma bozukluğu: Uzun süre prostata bağlı tıkanıklık yaşayan mesane, ameliyattan sonra da eski düzenine hemen dönemeyebilir.
  • Mesanenin aşırı çalışması: Mesane yeterince dolmadan kasılarak ani sıkışma ve kaçırmaya neden olabilir.
  • İdrar kanalında veya mesane boynunda darlık gelişmesi: Ameliyat sonrası nadiren idrar akımını engelleyen darlıklar oluşabilir.
  • Prostat dokusunun yeterince alınmamış olması veya devam eden tıkanıklık: Bazı hastalarda idrar yolu tamamen rahatlamayabilir.
  • İdrarı tutan kasların (sfinkter) zayıflaması: Özellikle öksürme, hareket etme veya ayağa kalkma sırasında kaçırmaya neden olabilir.

Bu nedenle öncelikle bazı kontroller yapılmalıdır:

  • İdrar tahlili ve gerekirse idrar kültürü,
  • İdrar akım testi (üroflowmetri),
  • İşeme sonrası mesanede kalan idrar miktarının ölçülmesi,
  • Ultrasonografi ile böbrek, mesane ve ameliyat sonrası durumun değerlendirilmesi.

Gerekirse daha ileri incelemeler yapılabilir:

Sistoskopi:İdrar kanalının ve ameliyat edilen bölgenin kamera ile değerlendirilmesini sağlar. Darlık veya devam eden tıkanıklık olup olmadığı görülür.

Ürodinami:Mesanenin idrarı nasıl depoladığı ve nasıl boşalttığını gösteren özel bir testtir. İdrar kaçırmanın nedeninin mesaneden mi, idrar tutucu kaslardan mı kaynaklandığını anlamaya yardımcı olur.

İdrar kaçırma nasıl tedavi edilir?

Tedavi, kaçırmanın nedenine göre değişir.

Eğer sorun mesanenin aşırı çalışmasından kaynaklanıyorsa:

  • Mesane eğitimi,
  • Pelvik taban (Kegel) egzersizleri,
  • Uygun ilaç tedavileri uygulanabilir.

Eğer sorun idrarı tutan kasların zayıflığından kaynaklanıyorsa ve kaçırma zaman içinde düzelmiyorsa, ileri tedavi seçenekleri gündeme gelebilir.

Prostat ameliyatlarından sonra görülen kaçırmaların önemli bir kısmı ilk aylarda düzelir. Ancak 6-12 ay geçmesine rağmen belirgin kaçırma devam ederse ve yapılan testlerde idrar tutucu kaslarda kalıcı yetersizlik saptanırsa:

  • Yapay idrar sfinkteri (idrar tutucu protez),
  • Uygun hastalarda erkek sling ameliyatı, gibi tedaviler değerlendirilebilir.

Sertleşme sorunu neden olabilir?

Kapalı prostat ameliyatlarından sonra sertleşme sorunu bazı hastalarda görülebilir. Bunun nedeni;

  • Yaş,
  • Diyabet veya damar hastalıkları,
  • Ameliyat öncesinde bulunan sertleşme sorunları,
  • Daha nadiren ameliyat sırasında prostat çevresindeki dokuların etkilenmesi, olabilir.

Tedavide öncelikle:

  • Tadalafil gibi sertleşme ilaçları,
  • Gerekirse vakum cihazları,
  • Penis içine uygulanan enjeksiyon tedavileri,
  • Uygun hastalarda diğer ileri tedavi yöntemleri, değerlendirilebilir.

Özetle; Ameliyattan 5 ay sonra günde 2-3 ped gerektiren idrar kaçırma ve hiç sertleşme olmaması ayrıntılı değerlendirme gerektirir. Öncelikle problemin kaynağı belirlenmelidir. Üroflowmetri, ultrasonografi, sistoskopi ve özellikle ürodinami gibi testlerin sonuçlarına göre size en uygun tedavi planlanabilir.

Amaç sadece idrar kaçırmayı azaltmak değil; aynı zamanda sertleşme fonksiyonunuzu ve yaşam kalitenizi mümkün olduğunca geri kazanmaktır.

Not: Prostat ameliyatı sonrası idrar kaçırma hakkında daha ayrıntılı bilgiye “Prostat Ameliyatı Sonrası İdrar Kaçırma” bölümünden ulaşabilirsiniz.


S8- İki yıl önce kapalı prostat ameliyatı oldum. Sondam alındıktan sonra yaklaşık 2 yıl hiçbir şikâyetim yoktu. Ancak son 1 aydır ıkınarak ve zorlanarak idrar yapıyorum. İdrarım ince ve zayıf geliyor, mesanemi tam boşaltamıyorum. Gündüz ve gece sık sık tuvalete gidiyorum. Ne yapmalıyım?

C8- Kapalı prostat ameliyatından sonra 2 yıl boyunca rahat bir dönem geçirip sonrasında yeniden idrar yapma şikâyetlerinin başlaması, genellikle sonradan gelişen bir tıkanıklık veya mesane problemi nedeniyle olabilir.

Özellikle;

  • İdrarın ince ve zayıf gelmesi,
  • Ikınarak idrar yapma,
  • Mesanenin tam boşalmadığı hissi,
  • Sık idrara çıkma, gibi şikâyetler idrar yolunda yeniden bir daralma veya tıkanıklık olabileceğini düşündürür.

Bu durumun birkaç farklı nedeni olabilir:

  1. İdrar kanalı darlığı (Üretra darlığı)

Kapalı prostat ameliyatlarından sonra bazen idrar kanalında yara dokusuna bağlı daralma gelişebilir. İdrarın ince ve zor gelmesi en sık görülen belirtilerdendir.

  1. Mesane boynu darlığı

Mesane ile idrar kanalının birleştiği bölgede daralma oluşabilir. Bu durumda idrar yapmak zorlaşabilir ve mesane tam boşalmayabilir.

  1. Prostat dokusunun yeniden büyümesi

Kapalı prostat ameliyatlarında prostatın tamamı değil, idrar yolunu tıkayan kısmı çıkarılır. Yıllar içinde kalan prostat dokusu tekrar büyüyerek yeniden tıkanıklık oluşturabilir.

  1. Mesane kasının zayıflaması

Uzun süre prostat nedeniyle zorlanan mesane kası zaman içinde yeterli güçte kasılamayabilir. Bu durumda prostat açık olsa bile mesane idrarı yeterince boşaltamayabilir.

Hangi tetkikler yapılmalıdır?

Öncelikle basit değerlendirmeler yapılır:

  • İdrar tahlili ve gerekirse idrar kültürü,
  • PSA testi,
  • Parmakla prostat muayenesi,
  • Ultrason ile böbrek, mesane ve işeme sonrası kalan idrar miktarının ölçülmesi,
  • Üroflowmetri (idrar akım hızı testi).

Bu incelemelerden sonra gerekirse daha ileri değerlendirmeler yapılır.

Sistoskopi

İdrar kanalından ince bir kamera ile girilerek;

  • İdrar kanalında darlık var mı?
  • Mesane boynu açık mı?
  • Prostat dokusu tekrar büyümüş mü? doğrudan görülür.

Ürodinami

Eğer idrar yolunda bir tıkanıklık bulunmazsa, sorun mesane kasından kaynaklanıyor olabilir. Ürodinami testi ile:

  • Mesane kasının gücü,
  • İdrarı boşaltma yeteneği,
  • İdrar yapma sırasında oluşan basınçlar, değerlendirilir.

Tedavi nasıl yapılır?

Tedavi, sorunun nedenine göre değişir.

Eğer idrar kanalı veya mesane boynunda darlık varsa:

  • Kapalı yöntemlerle darlığın açılması,
  • Gerekirse lazer veya özel kesici yöntemlerle tedavi, uygulanabilir.

Ancak bazı darlıklar zaman içinde tekrar edebilir. Sık tekrarlayan veya uzun darlıklarda daha ileri cerrahi yöntemler (üretroplasti) gerekebilir.

Eğer prostat dokusu yeniden büyümüşse:

İdrar yolunu açmak için ikinci bir prostat ameliyatı gerekebilir.

Eğer sorun mesane kasının zayıflığından kaynaklanıyorsa:

Tedavi farklı şekilde planlanır. Mesanenin çalışma durumuna göre ilaç, takip veya farklı tedavi seçenekleri değerlendirilir.

Özetle; İki yıl sorunsuz bir dönemden sonra başlayan idrar yapma güçlüğü, normal kabul edilmemeli ve nedeni araştırılmalıdır. İlk olarak idrar akım testi ve ultrason ile değerlendirme yapılmalı, gerekirse sistoskopi ve ürodinami ile sorunun kaynağı belirlenmelidir.

Doğru neden belirlendiğinde, çoğu hastada uygun tedavi ile idrar akımı ve yaşam kalitesi belirgin şekilde iyileştirilebilir.

Not: Daha detaylı bilgi için “İlgi Alanımızdaki Ameliyatlar” başlığı altında yer alan “İyi Huylu Prostat Büyümesi Ameliyatları” bölümünü inceleyebilirsiniz.

Bu bölümde, iyi huylu prostat büyümesi olan hastaların sık sorduğu sorulara kısa cevaplar verilerek özet bir bilgilendirme yapılmıştır. Elbette hastaların merak ettiği ve sorduğu daha pek çok soru bulunmaktadır. Örneğin;

- 50 yaşındayım ve cinsel olarak aktifim, iyi huylu prostat büyümesi ile aynı anda mesanede taşlarım olduğu saptandı. Şimdi prostat ameliyatı ile birlikte mesane taşları alınmalı mı yoksa sadece mesane taşlarım mı alınsa benim için daha iyi olur?

- 85 yaşındayım, 2 aydır kalıcı sonda takılı, kan sulandırıcılar dahil pek çok ilaç kullanıyorum. Hangi ameliyat yöntemi benim için daha iyi olur?

- Planlanmış bir prostat ameliyatı olacağım, aynı anda fıtık ameliyatı da olabilir miyim?

- 60 yaşındayım ve PSA yüksekliği nedeniyle 2 kez prostat biyopsisi geçirdim, sonuçları temiz geldi. Ama hala PSA değerim yükseliyor, prostat ameliyatı olabilir miyim?

Sonuç olarak, bazı hastalar için daha özel, farklı veya nadir durumlar söz konusu olduğunda, doktorlarıyla birlikte ele alınması ve ortak karar verilmesi gereken birçok konu bulunmaktadır.

(Not: İyi huylu prostat büyümesi (BPH) tedavisinde uygulanan cerrahi yöntemler hakkında detaylı bilgi için "İyi Huylu Prostat Büyümesi (BPH) Ameliyatları" bölümünü inceleyebilirsiniz).

Bunları da okuyabilirsiniz

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesi, tanı ve tedavinin yerine geçmez. Şikâyetleriniz için lütfen muayenehanemize başvurunuz.